Türkcə Mətn
eyde ve ona ortak, hatta bazı hususlarda ondan üstün olduklarını vurgulayan İmâmî otorite âlimlerin bu daireye sokmadıkları tek noktanın ıstılâhî anlamıyla vahiy almak ve nübüvvet olduğu görülmektedir.38 İmâmiyye inançlarını sistemleştiren Şeyh es-Sadûk (ö. 381/991), Kitâbü’l-i‘tikâdât adlı akâid metninde peygamberlerin imamların aslı ve esası olduklarını, bu nedenle onlar için caiz olan ne varsa tümünün bire bir imamlar için de zorunlu ve vacip olduğunu söyleyerek bunu İmâmiyye’nin üzerinde ittifak ettiği ortak inancı diye nitelemektedir.39 Önceki peygamberlerin İbrahim b. Ömer el-Bikâî, Maṣra‘u’t-taṣavvûf, thk. Abdurrahman el-Vekîl (Mekke: y.y. ts.), 253. Sefârinî, Levâmi‘ü’l-envâri’l-behi