Türkcə Mətn
333/944) Te’vîlatü’l Kur’ân, Zemahşerî’nin (ö. 538/1144) Keşşâf, Râzî’nin (ö. 606/1210) Mefâtîhu’l-Gayb, Kurtubî’nin (ö. 671/1273) el-Câmiu li-Ahkâmi’l Kur’ân tefsirlerini; Şiî tefsirlerden ise Tabersî’nin (ö. 548/1154) Mecmau’l-Beyân adlı tefsirini ele alacağız. Çağdaş Sünni müfessirlerden Abduh (d. 1849-ö. 1905)-Reşîd Rızâ (d. 1865-ö. 1935), İzzet Derveze (d. 1888-ö. 1984),Vehbe Zuhaylî (d. 1932-ö. 2015), Süleyman Ateş’in (d. 1933); Şiî müfessirlerden ise Muğniyye’nin (d. 1904-ö. 1979) bu âyetle ilgili söylediklerini inceleyeceğiz. Sonuçta bu konunun geleneksel ve çağdaş tefsirlerde nasıl yer aldığını Sünnî-Şiî karşılaştırmasıyla bir örneklem