Türkcə Mətn
zikri geçen yorumlara genel olarak yer vermekle beraber ayetteki nur, kandil, yağ gibi sembolleri Hz. Peygamber (s.a.s.), nübüvveti ve soyu arasında ilişki kurmak suretiyle tevil eder.4 ez-Zemaḫşerī (ö. 538/1144) ise göklerin ve yerin nurunun “hak” olduğunu ve hakkın, açıklığı nedeniyle nura benzetildiğini söyleyerek ayetteki teşbih unsurlarının üzerinde durur ve ayetin hem lugavi hem de edebi inceliklerini ortaya koyar.5 Faḫruddīn er-Rāzī (ö. 606/1210), nurun mahiyetini ve Allah’a nur isminin v