ALLAH'IN ZATI, SIFATLARI VE FİLLERİ HAKKINDA MÜTEKELLİMÎNİN VE FELÂSİFENİN GÖRÜŞLERİ
Xülasə
Eş'arî, Maturidî ve Mü'tezile gibi önemlibazı mütekellim âlimlerin ile felsefecilerin, Allah'ın zatı, sıfatları vefiilleri hakkındaki görüşlerine ve ihtilaflarına değinmeye çalışacağız.Eş'arîler, Allah'ın sıfatlarınınvarlığını kabul ederek onları subuti ve haberîolmak üzere iki kısma ayırırlar. Subutisıfatları hayat, ilim, kudret, irade,sem', basar ve kelam olmak üzere yediye ayırırlar. Bunlara subuti sıfatlardedikleri gibi zati sıfatlar da diyorlar. Haberî sıfatları ise Allah'ın şanınalayık bir şekilde, Allah'tan ta'tîl, tecsîm ve her türlü noksanı uzak tutarakte'vîl ederler.Maturidîler, subuti sıfatları sekizeçıkarıp her sıfat için Allah'ın zatına ait gerçek manalar isbat etmişler. Onlarda Allah hakkında tecsîm ve teşbihi kabul etmezler. Matüridiler, fiilisıfatlara yaratmak, rızıklandırmak, nimetlendirmek, iyilikte bulunmak veaffetmek anlamlarını verirler. Matüridi âlimler, Eşarilere mühalefet ederek busıfatların kadîm olduğunu iddia ederler.Mü'tezile ise ne sıfat ne de fiilinAllah'ın zatına layık olmadığını iddia ederek sıfatları inkâr etmiştir.Allah'ın kıyamet günü görülemeyeceği ve Kur'an'ın yaratılmış olduğu gibigörüşleri benimsemiştir. Mü'tezilenin tevhid anlayışı budur. Yunan felsefecileri de bu görüşübenimsemişlerdir.Yunan felsefecileri, Allah zatı ile alimolduğunu, zatı dışında başka bir şey bilmediğini ve Allah kelamının yaratılmışolup ses ve harflerden oluştuğunu iddia etmişlerdir.Kindi ve Farabi gibi İslam filozoflarıselbî sıfatların varlığını kabul kabul ederken subutî sıfatları inkâretmişlerdir. Allah'a vacib'ül-vücûd ismini vererek vücudun mutlak olduğunuiddia etmişlerdir. Onlara göre tevhid, Allah'ın kemalî sıfatların tümündensoyutlanmış olmasını gerektirir. Yani O'nun hayat, ilim, kudret kelam gibi vebunların dışındaki sıfatlarının olmadığını, bunların hepsinin adem olduğunusöylerler. Zira onlara göre sıfatlarıkabullenmek o sıfatları taşıyanın mürekkeb olmasını gerektirir. Ayrıca onlar,Allah'ın cüziyyatları da bilmediğini iddia etmişlerdir.