Thesis · TR
İmam Mâtürîdî ve Kādī 'Abdülcebbâr'ın tefsirlerinde yüce Allah'a dair müteşabihlerin yorumu
KERİM ÖZMEN, Kerim Özmen, Sadrettin Gümüş
- Year of Composition
- 2018
- Volume
- 1
- Language
- TR
- Type
- Thesis
Yükleniyor…
Thesis · TR
KERİM ÖZMEN, Kerim Özmen, Sadrettin Gümüş
Kur'ân'ın bizzat kendisi, âyetlerinin bir kısmının muhkem, bir kısmının da müteşâbih olduğunu belirtmektedir. Tanımı ve yorumu açısından âlimler arasında çok ihtilaflı olan müteşâbih kavramı genel olarak, benzerliği, çok anlamlılığı ve kapalılığı sebebiyle zahirinden anlaşılamayıp haricî bir delile ihtiyaç duyan âyetleri ifade eder. Özellikle Allah'ın sıfatları gibi gaybî konular başta olmak üzere aklın künhüne vakıf olamayacağı âyetleri ihtiva eden bu kavram, literarürde çokça tartışılmış ve farklı görüşlerin ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. Bu çalışmamızda İslam düşüncesinin iki önemli akımı olan Ehl-i Sünnet'in kurucu simalarından İmam Mâturîdî ve Mu'tezile'nin ilmi birikim ve servetini derleyip ihya eden, kaybolmasını büyük oranda önleyen Kâdî Abdülcebbâr'ın Allah'a dair müteşâbih âyetlere yaklaşımları ortaya koyulup mukayeseleri yapılmıştır. Bu çalışmayı gerçekleştirirken öncelikle Hicri ilk dört asırda müteşâbih kavramının kronolojik olarak iz sürümünü yapılmaya çalışılmış, yine kronolojik olarak önce Mâtürîdî ve daha sonra Kādī Abdülcebbâr ele alınıp teorik açıdan genelde müteşâbih olgusuna, özel olarak da Allah ile ilgili müteşâbihlere yaklaşımlarını, pratik anlamda da her iki âlimin yorum sistemlerinde Allah'ın sıfatları başta olmak üzere Allah ile ilişkilendirilen mütaşâbih âyetlere yaklaşımları irdelenmiş, ayrıca mezhep sistematiğinin te'vil sürecindeki etkileri ve yansımaları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak her iki müfessirin sıklıkla birbirlerine yakın görüş beyan ettiklerine şahit olduk. Dolayısıyla iki mezhep arasında kısmî farklılıklar olmakla beraber, ayrıştırıcı yaklaşımların aksine, ihtilaflar büyük ölçüde lâfzî olup, görüşlerde benzerlikler söz konusudur. Bu itibarla, klasik geleneğimizdeki bazı ön yargılar sebebiyle geçmişten günümüze Mu'tezile mezhebinin ötekileştirilmesi anlayışı yerine, Ehl-i Sünnetin istifadesine olabilecek konularda onlara ait gerçekten ilmî değeri olan görüşlerin ilim ehlince dikkate alınması gerektiği anlayışının ikame edilmesini önermekteyiz. Zira Mu'tezile'nin, İslam fikir dünyasına önemli katkıları olmuştur.