Yükleniyor…
Yükleniyor…
Thesis · TR
NİMET ÇAKIR
Kur'ân, Müslümanların zihinlerinde ve dillerinde asırlar boyunca nesilden nesile aktarılmıştır. İslam âlimleri, Kur'ân'ı anlamanın ve doğru bir şekilde okumanın önemini vurgulayarak tefsir ve kıraat ilmine büyün önem atfetmişlerdir. Müstakil bir disiplin olan kıraat ilmi, Hz. Peygamber (s.a.v) dönemine kadar uzanmakta olup pratik dersler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Teorik temelleri hicri ikinci yüzyıldan itibaren atılan kıraat, İslami ilimlerin müzakere ve müşâfehe yöntemiyle aktarılmasına ve yazıya dökülmesine öncülük etmiştir. Kıraat ilmi bu asırdan itibaren âlimler tarafından sistematik bir şekilde kaydedilmiştir. Bu sayede kıraatler hem Kur'ân-ı Kerîm'in anlaşılmasını kolaylaştırmış hem de kaybolup gitmekten korunmuştur. Bu bağlamda araştırmaya konu ettiğimiz "Kur'ân'ı Kerîm'in İlk Dört Sûresi Bağlamında İmam Mâtürîdî ve Ömer En-Nesefî'nin Tefsirlerinde Kıraat Olgusu" başlıklı yüksek lisans çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Bu çalışma, Mâtürîdî (ö. 333/944) ve Nesefî'nin (ö. 537/1142) kıraatlere yaklaşımlarını ve bu doğrultuda alana sundukları katkıları mukayeseli olarak incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmalar neticesinde iki müfessirin de kendine özgü bir üslup ve anlayışa sahip olmasına rağmen Nesefî'nin, Mâtürîdî düşünceyi benimsediği tespit edilmiştir. Bu durum, Ehl-i Sünnet tefsir geleneğinde hâkim olan ana akımdan farklı bir çizginin de var olduğunu göstermektedir. Bu farklı anlayışlar, tefsirin zenginliği açısından büyük önem arz etmektedir. Tezin birinci bölümünde kıraat ilminin tanımı, tarihi, ilgili kavramlar, farklı kıraatler, müfessirlerin tefsirlerinin tanıtımı, kıraatlerin tefsire etkisi ve bu doğrultudaki bazı başlıklar üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise Mâtürîdî ve Nesefî hakkında genel bilgiler verilmiş, müfessirlerin kıraat anlayışları genel hatlarıyla tespit ve tahlil edilmiş, daha sonra ise tespit edilen bilgiler doğrultusunda belli âyetler özelinde mukayeseler yapılmıştır.