Yükleniyor…
Yükleniyor…
Thesis · TR
MUSTAFA ÜZÜM
İmam Mâtürîdî, düşünce ve eserleriyle temel İslâm bilimlerinin önemli alanlarına katkıda bulunmuş meşhur bir İslâm âlimidir. Onun en kıymetli eserlerinden birisi de Te'vîlâtü'l-Kur'ân adlı tefsiridir. Mâtürîdî ve söz konusu eseri hakkında birçok çalışma yapılmış ve her bir çalışmada onun farklı yönleri vurgulanmıştır. Bu çalışmaların ortak yanı ise onun akılcı bir âlim olduğuna vurgu yapılması, tefsirinin de bu düşünceyle kaleme alınmış olmasıdır. Bu yaklaşım, Mâtürîdî'nin tasavvufa mesafeli durduğu hatta karşı çıktığı algısını da beraberinde getirmiştir. Çalışmamızda ise Te'vîlâtü'l-Kur'ân adlı tefsir eseri baz alınarak onun tasavvufa dair terimlere yaklaşımı ele alınmakta, kıssalara, ibadetlere, kevnî âyetlere, Hurûf-ı Mukattaa'ya ve Nûr âyetine dair işârî ve tasavvufî yorumları araştırılmaktadır. Söz konusu araştırmadaki amacımız elbette Mâtürîdî'nin Te'vîlâtü'l-Kur'ân adlı eserini tamamen işârî tefsirler kategorisine koymak değildir. Ancak, böylesine büyük bir müfessirin bu alandaki konulara dair kayda değer görüşlerinin olduğunu tespit etmek; onun düşünce dünyasını etraflıca anlamamız için önem arz etmektedir. İmam Mâtürîdî'nin, zühd, takva, nefis, kalp, gibi kavramlara yaklaşımı incelendiğinde onun, söz konusu kavramları hemen hemen sûfîlerle aynı şekilde algıladığı görülmektedir. Mesela o, "nefislerinizi öldürün" emrini "nefislerinizle cihad edin" şeklinde yorumlamaktadır. Hz. Meryem'den bahseden âyet-i kerîmede "muharraran" (kayıtsız şartsız sana adadım) kavramına dikkat çekmekte, kişinin hürriyetini/özgürlüğünü, her şeyden vaz geçip kendisini ihlasla Allah'a (c.c) ibadete adamakta bulduğunu ifade etmektedir. Öte yandan İmam Mâtürîdî Hurûf-ı Mukattaaların yorumunda eşyada birtakım sırlar olabileceğine ve bu sırların hakikatine ulaşma noktasında aklın ve idrak vasıtalarının sınırlarına dikkat çekmektedir. Söz konusu hakikate ulaşmanın ise ancak Allah Teâlâ'nın, istediği kulunun kalbine zâhirî ve bâtınî sırlarını açmasıyla mümkün olabileceğini söylemektedir. Bu perspektif, insanın bilgiye ve eşyanın hakikatine ulaşıp, onu anlama yolculuğunda sadece zihinsel çabaların yeterli olmadığını, mânevî deneyimlerin ve içsel keşiflerin de önemli olduğunu göstermektedir. Kısacası İmam Mâtürîdî, İslâm düşünce sisteminin irfânî yönünü oluşturan tasavvufa ve onun getirdiği işârî yorumlara yabancı kalmamış; Te'vîlâtü'l-Kur'ân adlı tefsir eserinde bu tür yorumlara değinmeyi ve kaydetmeyi değerli bulmuştur.
Cemil Çiçek