Article · EN
Tekvîn Sıfatı Bağlamında Sadruşşerîa'nın Mâtürîdî Geleneğe Eleştirileri
Şensoy, Güvenç
- Year of Composition
- 2023
- Volume
- 1
- Language
- EN
- Type
- Article
Yükleniyor…
Article · EN
Şensoy, Güvenç
Bu çalışmanın odağı iki yönlüdür. İlk olarak Mâtürîdî geleneğin tekvîn sıfatı tartışmalarındaki görüşünü temsil kabiliyeti yüksek isimler incelenecektir. Bu incelemedeki amaç Mâtürîdîlerin tekvîn görüşünün ne olduğunu açığa çıkarmak değildir. Asıl amaçlanan şey, Sadruşşerîa'nın kendisinden önceki Mâtürîdîlere yönelik eleştirilerinin izini sürmektir. Bundan sonrasında Sadruşşerîa'nın yaklaşımı sunulacak ve önceki Mâtürîdîleri eleştirisinin ve çözümünün ne olduğu sunulacaktır. Konunun Eş'arîlere bakan yönü de merkezi olduğu için ilk olarak Mâtürîdîlerle Eş'arîler arasındaki tekvîn sıfatı tartışmasındaki farklılaşma yönleri zikredilecektir. Tekvîn tartışmaları Allah'ın yaratmasının gerçekleştiği sıfatın hangisi olduğuna dair ihtilaftan kaynaklanmaktadır. Mâtürîdîler Allah'ın yaratmasının doğrudan tekvîn sıfatı ile gerçekleştiğini kabul ederken, Eş'arîler kudret sıfatı ile gerçekleştiğini düşünmektedir. Mâtürîdîler'in yaratma için kudret sıfatının yeterli olmadığını düşünmeleri, kudret sıfatını Eş'arîler'den farklı bir şekilde tanımlamalarından kaynaklanmaktadır. Eş'arîler kudret sıfatını "bir şeyi yapabilme gücü ve o işi kudretiyle yapan" şeklinde tanımlarken, Mâtürîdîler ise "bir şeyi yapabilme gücü" olarak tanımlamaktadır. Bundan dolayı Eş'arîler için fâilde kudret sıfatının bulunması o şeyin gerçekleştirilmesi anlamına gelirken, Mâtürîdîler ise kudretin bulunmasının yeterli olmadığını, kudretin fiili yapabilme gücü olduğunu ve şeyin gerçekleşmesi için kudret dışında bir sıfat olan tekvînin gerekli olduğunu düşünmektedir. Eş'arîler, Mâtürîdîler'in kabulüne göre ezelî olan tekvîn sıfatının, yaratılmış olanların da ezelî olmasını gerektireceği itirazında bulunmuşlardır. Mâtürîdîler ise yaratma sıfatı olan "tekvînin ezeli, fiilin ise hâdis olduğu" açıklamaları ile itirazı cevaplamışlardır. Mâtürîdî ekolün müteahhir dönemini temsil eden kelâmcılardan biri olan Sadruşşerîa, sözü edilen geleneğin tekvîn sıfatına dair açıklamalarında gördüğü sorunlardan dolayı, meselenin "haller" üzerinden ele alınmasını teklif etmektedir. Ona göre, zâtî sıfatlar gibi fiilî sıfatlar da kadîmdir. Fiilî sıfatların fiilin menşei olmalarından dolayı kadîm kabul edilmelerinde herhangi bir problem yoktur. Fiilin menşei kadîm olan tekvîn sıfatı iken, fiiller "ne mevcut ne madum" şeklinde ifade edilen hallerdir. Sadruşşerîa'nın mensubu bulunduğu geleneğe yönelik eleştirileri Mâtürîdî kelâmcıların fiiller ile fiilerin menşei olan sıfat arasındaki ayrımın farkında olmamaları noktasına yoğunlaşmaktadır. "Yaratma kadîmdir, fiil hâdistir" cümlesinin anlamlı olmadığını düşünen Sadruşşerîa, Allah'ın fâil-i muhtâr olduğundan dolayı yaratma anlamındaki fiilinin kadîm olamayacağını belirtmektedir. Ona göre, Mâtürîdîler arasında zâtî sıfatların kadîm olması noktasında bir problem yok iken, fiilî sıfatların kıdeminde kafa karışıklığı vardır. Bundan dolayı o, fiilî sıfat olan tekvînin, fiillerin menşei olarak kabul edilmesini teklif etmektedir. Fiilin menşei olan tekvîn sıfatı kadîm iken, îk