Turkish Text
Ebû Hanife, bu eserde Ģöyle demiĢtir: “Mü‟minler, Allah‟a olan imânları sebebiyle namaz kılar, zekât verir, oruç tutar hac eder ve Allah‟ı zikrederler; yoksa ki, bu ibâdetlerinden dolayı Allah‟a imân etmiĢ değillerdir. Ġmân ve ikrâr önce; amel ve edâsı ise sonra gelir.” (Ebû Hanîfe, 1992: 18.) Ebû Hanife‟nin bu görüĢünün etkilerini, bir dönem sonra Horasan‟da teĢekkül etmiĢ olan Kerrâmiyye üzerinde görmek mümkündür. Öyle ki bu görüĢle, imânda asıl olanın beyan ve ikrar olduğu, buna göre insanların kalbinde olanın yalnızca Allah tarafından bilinebileceği ön görülmüĢtür. Ebû Hanife‟nin itikât anlayıĢında benimsenmiĢ olan bu yaklaĢım, aynen Ġbn Kerrâm tarafından daha da geliĢtirilerek savunulmu