Turkish Text
ik ve çirkinliklerin bilinmesinde ve takdir edilmesinde esas ölçü, duyu-ötesi varlığı vasıtalarla, duyularla bilinebilenleri deney ve gözlemle algılama yetisi olup ilâhî teklifin de temelidir. İnsan, ilim ve hikmeti onunla elde eder. Akıl, tedbir ve fiil itibariyle maddeye yakın olup, zâtıyla maddeden mücerreddir. O öyle bir cevherdir ki, Allah onu, insan ruhuna bir nûr olarak hikmeti gereği ihsan etmiştir; tâ ki, eşyanın hakikatini onunla keşfetsin. Eşyadaki düzeni anlama gücüne sahip olduğu gibi, ilâhî gerçekleri de anlama, sezme, onların üzerinde düşünüp yorum yapma, onların hikmetini idrâk etme gücüne de sahiptir. İnsan ilâhî bir emanet olan bu manevî kuvvet ile eşyanın güzel veya çirkin