Turkish Text
Bu, insanın hem Allah’ı bilme hem de ona muhatap olma şeklindeki iki dönüm noktasını temsil eden kelâm-fıkıh ilimlerine göre aklın otorite kabul edildiği anlamına gelmektedir. Ancak aklın otoritesinin nasıllığı, sınırları, mutlak bir hâkim ya da bağlı bir mahkûm olma noktalarına dair çarpıcı ve köklü değerlendirmelerden biri hicri 8./miladi 14. yy. Hanefî kelâm-fıkıh bilgini Sadrüşşerîa’dan gelmiştir. Sadrüşşerîa aklın otoritesine dair düşüncesini kelâm-fıkıh ortak alanlarını oluşturan hüsün-kubuh, hükmün bir unsuru olan mahkûmun âleyh ve teklîf’i-mâ lâ yutâk meselelerinde ortaya koymuştur. Biz bu makalemizde Sadrüşşerîa’nın akla dair derinlikli tahlillerinin farklılığı daha iyi anlaşılsın