Turkish Text
Çünkü Ebû Hanife, hem ezelî ilmin Levh-i Mahfûz’a yazılmış olup, bu yazılanların zamanı gelince gerçekleşeceğini, hem de ilâhî ilmin ‘tavsîfî’ olduğunu ileri sürerek; ilâhî ilmin mâlûma tâbi olduğunu kabul ediyordu. Hasan elBasrî’nin ezeli ilim ve kader hakkındaki görüşleri, daha sonraki dönemlerde hem Hanefiler, hem de Mu’tezililer tarafından büyük ölçüde paylaşılmıştır. Mâtüridi Kelâmcılarından Ebu’l-Muîn en-Nesefî (ö.508/1114)’ye göre Allah’ın ilim sâhibi olduğu, aklî ve naklî delillerle ispatlanmıştır. Bundan dolayı ilmin ‘itikad’ olarak tanımına ve buradan hareketle böyle bir sıfatın Allah’a verilemeyeceğini ispata çalışmaya gerek