Yükleniyor…
Yükleniyor…
Thesis · TR
AHMET ENES UZUN
Günah ve ceza kavramlarının her inançta bir karşılığı ve farklı tanımları vardır. Ancak bu iki kelimenin İslâm tarihine bakan yönü itibariyle anlamının ötesinde derin bir manası vardır. Hz. Peygamber'in (s.a.s.) vefatının adından İslâm dünyasında ortaya çıkan siyasî buhranlar ve sonrasında yaşanan olaylar kavramın amel ve iman kapsamında değerlendirilmesinde etkili olmuştur. Ehl-i Sünnet âlimlerinden İmam Mâtürîdî, iman ve ameli ayrı boyuttaki şeyler olarak yorumlayarak büyük günah sahibinin mü'min olma vasfını sürdürdüğünü söylerken, Zemahşerî, mensubu olduğu Mu'tezîle ekolünün temel görüşüne bağlı kalarak büyük günah sahibinin iman ve küfür arasında olduğunu ve tevbe etmediği takdirde ebedîyen cehennemde olacağını söylemektedir. Tevbe olmaksızın affın olup olmayacağı konusu ise yine ihtilaflıdır. Mâtürîdî aklî ve naklî delillerle Allah'ın lütfunun genişliğinin bunu mümkün kıldığını söylemektedir. Zemahşerî ise Allah'ın mutlak adâlet sahibi olduğunu hatırlatarak affın ancak tevbe ile mümkün olabileceğini söylemektedir. Çalışmanın amacı, rey ehli olarak tanınan iki büyük âlimin konu hakkındaki görüşlerini değerlendirerek kıyaslama imkânı sunmaktır. Nitekim bu sayede esasında farklı itikadî mezheplere mensup olmalarına rağmen Mâtürîdî ve Zemahşerî'nin benzer düşüncelere de sahip olduğu dikkat çekmiştir. Tabii ki her ne kadar birtakım benzer görüşlere sahip olsalar da yetiştiği ortamlar ve etkilendikleri ilim adamları farklı görüşlere sahip olmalarında da etkili olmuştur.
Abdulkadir Arslan