Tez · TR
İMAM MÂTÜRÎDÎ'NİN RIZIK ANLAYIŞI
SEMA PERK
- Telif Yılı
- 2023
- Cilt
- 1
- Dil
- TR
- Tür
- Tez
Tanıtım
Geçmişten günümüze her çağda mezhepler arasında fikri ve itikâdi alanda birçok tartışma meydana gelmiştir. Her zaman ve her devirde kelâmî perspektifle yapılan tartışmalar belli oranda güncelliğini korumuştur. Çalışmamızın konusu olan rızık konusu da hiç şüphesiz tarihte tartışılmış ve her mezhep kendi ilke ve esasları doğrultusunda konuyu ele almaya çalışmıştır. Bu sebeple biz de İmam Mâtürîdî'nin rızık anlayışına geçmeden önce bu serüveni takip ettik ve bölümler arası geçişi buna göre yaptık. Çalışmamız toplamda iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde diğer İtikadi mezheplerin rızık anlayışlarını inceledik. İkinci bölüm ise İmam Mâtürîdî'nin rızık anlayışını araştırdık. Birinci bölümde Milel ve Nihal kaynakları da dikkate alınarak tarihsel gelişime göre Haricilik, Kerrâmiyye, Şia, Mu'tezile ve Eş'arîlik gibi mezheblerin rızık hakkındaki görüşleri incelenmiştir ve araştırılmıştır. Bu mecrada mezhepler arasındaki ihtilaflara yer verilmiş ve birbirlerinin görüşlerini nasıl tenkit ettiklerine dair açıklamalar yapılmıştır. Birinci bölümde özellikle Milel ve Nihal kaynaklarındaki tarihsel sıralamayı takip ederek konuyu Haricilerden başlattık. Milel ve Nihal kaynaklarından ise Mâtürîdî kaynaklar arasında bu alanda meşhur olmuş, gelenek haline gelmiş bir makalat türü olmadığından Ehl-i Sünnet'in diğer kolunu oluşturan Eş'arîlik mezhebinden İmam Eş'arî'nin kitabını kaynak olarak aldık. İmam Eş'arî'nin Makālâtü'l-İslâmiyyîn adlı eserini temele alarak mezheplerin görüşlerinin sıralamasını bu şekilde tasnif ettik. Buna göre birinci bölümde ilk olarak Haricileri inceledik. Haricilerdeki rızık anlayışını ise İmam Eş'arî'de olduğu gibi Mu'tezile'nin kader anlayışı ekseninde verdik. Mu'tezile mezhebinin kader anlayışını ise konunun bağlamından kopacağı için ve bilinen bir kelam anlayışı olduğu için konuyu tekrar ele almayı uygun bulmadık. Haricilerdeki rızık anlayışında ise henüz kelam yöntemi kullanılmadığından bu mezhebin rızık anlayışını daha betimleyici olarak tespit ettik. Kerrâmiyyeye gelince, onların rızık anlayışı diğer itikadi ekollerden farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Onların konuya hem kelâmî yönü olan hem de tasavvufi yönü olan bir bakış açısıyla yaklaştıklarını tespit ettik. Onlar, tevekkülü gölgeleme endişesinden hareketle rızık anlayışında "tahrimu'l-mekâsib" ilkesini oluşturarak insanın iradesinden ziyade bunu Allah'a bırakmak suretiyle farklı bir rızık anlayışı benimsemişlerdir. Bu noktada mezhep içerisinde yer alan mütekellimlerin tasavvufta belli bir yönelimde olmaları da onların rızık anlayışını şekillendiren yegâne unsur olmuştur. Şia'da ise rızıkla ilgili veya konuyla ilgili çok daha farklı bakış açıları mevcuttur. Biz Şia mezhebini ele alırken rızık konusunda özellikle usulî ve ahbârî olan görüşleri karşılaştırmak amacıyla mezhep içerisinde muteber görünen kaynakları karşılaştırmayı uygun gördük. Ne var ki Şiilikte pek çok ana kol olduğu için hepsini incelemek mümkün olmadığından özellikle rızık konusunda müstakil anlamda belirgi