Yükleniyor…
Yükleniyor…
Thesis · TR
İbrahim KAPLAN, OSMAN VERİM, Osman Verim
Bu çalışma, İmam Mâtürîdî'nin Allah-insan ilişkisi bağlamında mükâfat ve ceza konusuna bakışını incelemektedir. Çalışmada daha çok mükâfat ve cezanın uhrevi boyutu üzerinde durulmuştur. Kelam literatüründe Allah-insan ilişkisi hem metafiziksel hem de ahlaki boyutlarıyla ele alınan ve tartışılan temel meselelerden biridir. Mükâfat ve ceza birey ve toplumun karakterini, yapısını şekillendirmede, davranışlara yön vermede oldukça etkilidir. İlahi adalet anlayışının somut bir tezahürü olan mükâfat ve ceza konusu kelamî sistemlerin merkezinde yer alır. Mükâfat veya ceza ile karşılaşacağına inanmak gerek bireysel gerekse toplumsal yaşam açısından büyük bir motivasyon ve uyarıcı etki meydana getirir. Allah-insan ilişkisinin sağlıklı bir zeminde yürümesi ve sonuçlanması gayesine yönelik olarak Mâtürîdî'nin üç temel bileşen üzerinden mükâfat ve cezayı gerekçelendirişini ortaya koymayı hedefleyen bu çalışmada, önce Mâtürîdî'nin ontolojik düzeyde mükâfat ve cezayı nasıl temellendirdiği tespit edilip değerlendirilmiştir. Bu bağlamda mükâfat ve ceza, insanın ve içinde bulunduğu âlemin yaratılış hikmeti ve gayesi çerçevesinde insana bahşedilen içsel ve dışsal imkânlara bağlı olarak, kendisine yüklenen sorumluluğun kaçınılmaz bir neticesidir. Allah insana verdiği akıl ve özgür irade ile eylemde bulunmasını sağlayarak onun önünü açmıştır. İnsan bu eylemleriyle Allah ile ilişkisinin rengini kendisi belirlemekte, böylece onun eylemleri mükâfat ve ceza ile karşılık bulmaktadır. Mâtürîdî'nin bakış açısıyla, mükâfat ve ceza ile sonuçlanacak olan Allah ile insan arasındaki ilişki ontolojik aşamada kalmayıp epistemik bir temele de oturmak zorundadır. İnsanın ontolojik altyapısı, ilahi bir bilgilendirmeyle de desteklenerek söz konusu ilişki daha güçlü ve gerekçeli bir nitelik kazanmaktadır. Mükâfat ve cezanın ontolojik temelleri ve bildirim süreçlerine dair açıklamalardan sonra, ahlaki IV zemin inşa edilerek birey ve toplum yararını esas alan işlevsel kelama katkı sağlanmakta, böylece, Allah ile insan arasındaki ilişki nihai olarak mükâfat ve cezanın gerçekleşeceği akıbeti hedefleyen bir mahiyet kazanmaktadır. Ödül ve cezayı salt ilahi takdir açısından değil, aynı zamanda insanın özgür iradesi, sorumluluğu, aklı ve yaratılış hikmetiyle birlikte ele alan Mâtürîdî insanı kendi akıbetini belirleyen ahlaki bir özne olarak konumlandırmaktadır.
Murat Polat
Kadir Güler
Asıf Ağdağ
Özlem Demir
Cemil Çiçek