Yükleniyor…
Yükleniyor…
Article · TR
Tay, Mesut
Sebeb-i nüzûl rivayetleri, Kur'ân'ın tefsirinde başvurulan temel kaynaklardan biridir. Nüzûl ortamı hakkında bilgi veren bu rivayetlerden tefsirde ne ölçüde istifade edilmesi gerektiği hususunda farklı yaklaşımlar söz konusudur. Mâtürîdî (ö. 333/944) tefsirinde sebeb-i nüzûl rivayetlerine yer vermekle birlikte, âyetin anlam kontekstine uygun olmadığını ileri sürdüğü rivayetleri eleştirir ve bunları te'vîlin vazgeçilmez bir unsuru olarak görmez. Bu yaklaşımıyla sebeb-i nüzûl rivayetlerini mutlak surette belirleyici kabul eden anlayıştan ziyade onları bağlam ve anlam bütünlüğü çerçevesinde değerlendiren daha ihtiyatlı bir konum benimsemektedir. Onun söz konusu rivayetleri hangi gerekçelerle eleştirdiği hususu makalenin temel problemini oluşturur. Mâtürîdî'nin âyetin anlam alanını daraltma niteliği taşıyan rivayetlere yaklaşımı klasik tefsirde öne çıkan müfessirlerden belirgin bir şekilde farklılık arz etmektedir. Bu farklı yaklaşımın temelinde, Mâtürîdî'nin bazı sebeb-i nüzûl rivayetlerini, kendi inşa ettiği kelâmî doktrine aykırı görmesi ve bu nedenle söz konusu rivayetleri âyetin muhtevasıyla uyumlu bulmaması yer almaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada, Mâtürîdî'nin âyetin anlamını daraltabilecek nitelikteki sebeb-i nüzûl rivayetlerine yaklaşımı tefsir geleneğinde temayüz etmiş eserlerle karşılaştırmalı olarak incelenmekte, böylece Mâtürîdî'nin özgün yaklaşımının tespit edilmesi hedeflenmektedir. Nitekim mütekellim kimliğiyle ön plan çıkan Mâtürîdî, nübüvvet anlayışına halel getiren sebeb-i nüzûl rivayetlerine ihtiyatlı bir yaklaşım sergiler. Bu ihtiyatın temel sebebi onun kelamî hassasiyetiyle doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda söz konusu rivayetleri ya açıkça reddeder ya da tutarlılık bakımından problemli bularak âyetin anlam inşasında belirleyici olarak kabul etmez. Mâtürîdî, bu rivayetlerin bir kısmını Hz. Peygamber'in şahsiyeti ve nübüvvet makamıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle tenkit etmekte, bir kısmının ise âyetin lafzî ve siyak bağlamıyla örtüşmediğini belirtmektedir. onun bu ameliyesinin merkezinde, âyeti belirli şahıslar ve olaylarla sınırlandırmamak, Kur'ân'ın genel anlamını ve her döneme hitap eden mesajını öncelemek yer alır. Mâtürîdî'nin bu yaklaşımı sebeb-i nüzûl rivayetlerinin eleştirilebilir olduğunu gösterir. Onu diğer müfessirlerden ayıran husus, rivayete yer verip vermemesi değil âyetin anlam inşasında benimsediği yöntemdir. Bu makale Mâtürîdî'nin söz konusu metodunu karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.