Thesis · TR
Tarihsel süreçte Eşarilik Maturidilik ilişkisi
Mehmet Kalayci, Mehmet Kalaycı, MEHMET KALAYCI, Sönmez Kutlu
- Year of Composition
- 2011
- Volume
- 1
- Language
- TR
- Type
- Thesis
Introduction
Eşarilik ve Maturidilik İslam düşüncesinin oluşum sürecinde hem düşünsel hem de toplumsal açıdan önemli roller üstlenmiştir. Bu çalışma, Eşarilik ve Maturidiliğin ayrı ayrı teşekkül süreçlerini ele almaktan çok, her ikisinin birlikte teşekkül ettikleri dini-kültürel ve siyasî-toplumsal bağlamı analiz etmiştir.Eşarilik ve Maturidiliğin tarihsel süreçte çeşitli dinî toplumsal aidiyetlerle ilişkili olmuşur. Özellikle Eşarilik bu süreçte Küllabilik, Şafiilik, Malikilik ve Sufilik gibi kelam, fıkıh ve tasavvuf yelpazesinde çok sayıda dinî-toplumsal aidiyetle eklemlenmiştir. Bu sayede İslam coğrafyasının geniş bir bölümünde farklı tonlarda ve içeriklerde temsil imkânı bulmuştur. Eşarilikle karşılaştırıldığında Maturidiliğin hâkim olduğu sosyo-kültürel çevre daha sınırlıdır. Bunun arka planında Maturidiliğin yalnızca Mürciî-Hanefî çevrelerde karşılık bulması ve başlangıçta Mâverâünnehir gibi sınırlı bir bölgede temsil edilmesi yatmaktadır.Eşarilik - Maturidilik ilişkisi doğrusal bir gelişim çizgisi göstermemiş, aksine çeşitli bağlamlara ve değişkenlere bağlı olarak farklı ilişki tiplerinin ortaya çıktığı bir seyir izlemiştir. İki mezhep arasındaki ilişkide bölgesel farklılaşmanın rolü büyüktür. Bölgesel farklılaşma ile kast edilen İslam coğrafyasının Doğu bölgelerindeki düşünce dinamikleri ile Batı bölgelerindekinin birbirinden farklı oluşudur. V./XI. asırdan sonraki süreçte Horasan ve Mâverâünnehir bölgesinde fıkıh ve kelam eksenli ve akılcı bir yaklaşım kendisini göstermekte iken, Irak, Şam ve Mısır bölgesinde ise fıkıh ve hadis eksenli nakilci faaliyetler ön plana çıkmaktadır.Eşarilik ve Maturidiliğin fikri çerçevelerinin şekillenmesinde içinde bulundukları sosyo-kültürel bağlamın yanı sıra taraftarlarının zihniyet yapılarının da önemli bir rolü bulunmaktadır. Bu noktada Eşarilik daha eklektik bir görüntü vermektedir. Bundan dolayı Eşarilik çoğu kez içinde bulunduğu epistemik kabın şeklini almış, bu da mezhep içerisinde farklı zihniyet yapılarının oluşmasına kapı aralamıştır. Gerçekten de Eşarilik tek bir zihniyetten ziyade, birden fazla zihniyetin birbiriyle rekabet ettiği bir gelişim sürecine sahiptir. Eşarilikle kıyaslandığında Maturidiliğin zihniyet yapısının sabit bir görüntü verdiği ve mezhebin baştan itibaren sistematik örüntüsünün korunduğu görülmektedir. Bu yüzdendir ki, İmâm Mâturîdî sonraki asırlarda bile mezhebin zihniyet gelişim çizgisi açısından tavan olma vasfını koruyabilmiştir. Ancak Eşarilikte Eş`arî'nin konumunun bir tavan olmaktan çok, taban niteliği taşıdığı ve Eşariliğin fikri çerçevesinin ise daha çok bu taban üzerinde genişlemesini sürdürdüğü görülmektedir. Eşarilik sahip olduğu eklektik yapı dolayısıyla, dinamik bir hüviyet kazanmış, tasavvuf ve felsefe zemininde kendine özgü farklılaşmalar üretebilmiş ve çok daha geniş kitlelere taşınabilme imkanı bulmuştur. Buna karşın Maturidilik, daha sabit bir içerikte ve sınırlı bir sosyo-kültürel bağlamda temsil imkanı bulmuştur.