Türkçe Metin
sında nasıl bir ilişkinin kurulabileceği açısından yaklaşmışlar; ilâhî isim ve sıfatların Allah’ın zâtının aynı veya gayri oluşunu belirlemek için bu hususu incelemişlerdir.4 Mezheplerin kendi aralarında da bazı farklılıklar bulunmakla birlikte Cehmiyye,5 Mu’tezile ve Şiî kelâmcıları ismin müsemmâdan ayrı olduğunu söylerken, Ehl-i Sünnet âlimleri bu ikisinin aynı olduğunu benimserler.6 İtikadî meselelerin yorumunda akla ve irâdeye öncelik veren kelâm ekolü Mu’tezile’yi böyle düşünmeye sevk eden, isimle müsemmânın aynı olması halinde birden fazla kadîm varlığın yani “Teaddüd-i Kudemâ” oluşabileceği endişesidir.7 Bunun yersiz olduğu kanaatinde olan “Mâtürîdiyye” ekolünün kurucu ismi Ebû Mansûr