Türkçe Metin
İsmail el-Buhârî (256/869), Ebû Dâvud esSicistânî (275/888) ve İbn Huzeyme (311/923) gibi eser sahibi hadis âlimleri bu gruplar içinde sayılır. Ancak bu isimlere, kelâmî bir meseledeki farklı görüşlerin nakli sadedinde atıfta bulunulmuştur. 4 5 6 7 Kur'ân’da bulunmayıp Hz. Peygamber’in dilinde ifade bulan bir vahiydir (Bkz. Tevilât, I, 374). Meselâ Ebû Yüsr el-Pezdevî (493/1099) ve Ebû’l-Mu‘în en-Nesefî (508/1114), sahâbîlerin fazîlet sıralamasını yaparken Ebû Dâvud ile Sünen’ine mürâcaat etmiştir (Bkz. Pezdevî, Ebû Yüsr Muhammed, Usûlu’d-Dîn, ‚Ehl-i Sünnet Akâidi‛ ismiyle çeviren Şerafettin Gölcük, İstanbul 1980, s. 282; Nesefî, Tebsıra, II, 910; a.mlf., Temhîd, s. 113). Nesefî’nin zikr