Türkçe Metin
Cüveynî, Kitâbü’l-İrşâd, s. 100; el-Gazzalî, el-İktisâd fi’l-İtikâd, s. 60; eş- Şehristânî, Nihâyetu’l-İkdâm, s. 292; Ebu’l-Mu’în en-Nesefî, Tebsıratü’l-Edille, I, 371; el-Âmidî, Ebkâru’l-Efkâr, I, 304; es-Sâbûnî, el-Bidâye, s. 32; Taftazânî, Şerhu’l-Akâid, s. 88. 6 Âl-i İmrân, 154. Ayrıca bk. Ra’d 13/10; Mücadele, 58/8. Kâdî Abdulcebbâr da “...Onlar kalplerinde olﹸ ﹶ ﹺ ﹶﺑﺄﻟﺴﹺ ﹺ ﻟﻴﺲ ﹺﰲ ﹸ ﹸ mayanı dilleriyle söylerler ( ﹺ ﹺ ﹾ ﻗﻠﻮﲠﻢ ( ) ﹶ ﹸﻳﻘﻮﻟﻮﻥFeth, 48/11.) ayetinin kelam-ı nefsînin varlığını deﹾ ﻨ ﹺﹶﺘﻬﻢ ﱠﻣﺎ ﹶ ﹾ ﹶ ğil ancak onların kalplerinde bir kelamın olmadığına delil olduğunu söyler. el-Muğnî, VII, 17. 7 Münafikûn, 63/1. er-Râzî, Kitâbu’l-Erba’în, s. 172; es-Sâbû