Türkçe Metin
17 vd.), yaratıcının varlığı ve birliğinin aklî istidlâlle bilineceğini (s. 60, str. 10), eşya arasında temyiz yapabilen bir kimsenin, akıl sahibi olduğu anlaşıldığı için mâzur görülemeyeceğini ve gayret gösterip teemmülde bulunmayı terketmesi sebebiyle sorumlu olduğunu (s. 59, str. 6-7) söylese de, Ebû Hanîfe’nin, “Kimse yaratıcısını tanıma hususunda[ki cehaleti sebebiyle bir bahane ileri süremez/] mâzur görülemez” şeklinde naklettiği görüşünü tevil eder ve onun bu görüşü ile doğrudan doğruya aklın iman etmeyi vâcip kılmasını kastetmediğini, tefekkür ve istidlâlin gerekliliğine vurgu yaptığını belirtir (s. 61, str. 11-12). Kişi bunu terketmekle sorumlu olmasına rağmen küfrüne hükme