Türkçe Metin
lduğuna dair somut bilgilere yer vermemesi de Kâzerûnî’nin Eş‘arîlik-sûfîlik ilişkisinin kurulmasında söz konusu ettiği katkılarını dayanaksız bırakmakta, dolayısıyla bu ilişkiyi delillendirme noktasındaki Kâzerûnî ayağının zayıf kalması da bir eleştiri konusu olmaktadır. Dikkat çeken bir diğer husus, “Eş‘arîlik-Mâtürîdîlik İlişkisinin Felsefî Zemini” alt başlığı altında ele alınan hususlardır. Burada yazar, Eş‘arîler’in Mâtürîdîler’in tekvin meselesindeki görüşlerini âlemin ezelîliği ile ilişkilendirerek felsefî bir zeminde tartıştığını dile getirmek için Ebü’l-Muîn en-Nesefî’nin, Tebsıratü’l-edille adlı eserinde verdiği bir bilgiden hareket etmektedir. İlgili yerde Nesefî, Proclus’un, âlem