Türkçe Metin
(Nübüvvet, mucize, sünnetullah, hüsün-kubuh, kaza ve kader …) İkincisi; birincisiyle bağlantılı olarak İslâm tarih tecrübesinin tenkididir. üzerinden meşrulaştırması, tam da bu çabanın bir neticesidir. İzmirli İsmail Hakkı, Yeni İlm-i Kelâm’ın programını açıkladığı Muhassalu’l-Kelâm ve’lHikme’de, Fıkh-ı Ekber’i, kelâm ilminin karşısına yerleştirmekte ve kelâm yerine selefî gelenekte olduğu gibi akaid anlayışına dönmektedir. İzmirli tanımlamayı şu şekilde yapmaktadır: “Fıkh-ı ekber; tevhid ilmini; eimme-i dînin, Ehl-i Sünnet ve’lCemâat’in akaidi ki ismi fıkh-ı ekber idi. Diğeri ehli bid’at ve fırkanın akaidi ki, ismi ilm-i kelâm idi.”10 Yapılan bu ameliyelerde iki netice ortaya çıkmıştır. B