Türkçe Metin
Sûfî gelenek ve felsefeyle sıkı irtibat, Osmanlı kelâmının baştan itibaren gelişerek devam eden bir özelliğidir. Nitekim sûfî uygulamalara mesafeli durmalarına rağmen Dâvûd-i Kayserî (ö.751/1350), Fenârî ve İbn Kemâl gibi âlimler, tasavvuf felsefesinden belirgin şekilde etkilenerek İbnu'l-Arabî ve onun mistik felsefesini takdir etmişlerdir. Sözgelimi bâtınîliğiyle nam salmış İbnu'l-Arabî'ye dair; siyasî, politik ve sipariş olduğu anlaşılan fetvasında İbn Kemâl onu faziletli bir mürşit ve İslâm'ın öğretilerinin mükemmel bir uygulayıcısı olarak methetmiş, fikirlerini anlamayanları ise kendisine muhalefet etmek yerine haddini bilmeye çağırmıştı. Özellikle ilk dönemlerde Osmanlı kelamcıları aras