Türkçe Metin
i şeklinde manalarda kullanmışlardır.37 Usûlcüler ise bir hüküm koymada aklın rolünün olup olmadığı ve konulan hükümlerin kaynağının ne olduğu konularının tartışılmasında bu konuyu ele almışlardır. Bunlarla beraber hüsün ve kubuh kavramlarına birçok mana yüklenmiştir.38 Mu‘tezilî âlimler birbirinden farklı hüsün ve kubuh tanımları yapmışlardır. Mesela Ebû Ali el-Cübbâî (ö. 303/915), Allah'ın emretmesinin uygun olmadığı her şeyin bizzat nehiy sebebiyle kabih, emretmesinin uygun olduğu her şeyin emir sebebiyle hüsün olduğunu söylemektedir.39 Kâdî Abdülcebbâr (ö. 415/1025) ise zemmi (yermeyi) gerektiren hususları kubuh, bunların dışında kalanları ise hüsün 33 Süt, Mu’tezile ve Ahlâk, s. 76. 34