Türkçe Metin
şta olmak üzere Hanefi mezhebinde Arapça bilmeyenler ve Kur’ân’dan herhangi bir şeyi ezberleyememiş olanlar için kendi dillerinde Kur’ân okunmasına verilen fetva zikredilmiştir. Mezhep imamlarının eş-Şu‘arâ sûresi 196. âyetten hareket etmeleri de Hz. Peygamber’e (sav) vahyedilen Kur’ân’ın mana olduğunu kuvvetlendirdiği belirtilmiştir. Bununla ilgili olarak da Öztürk şunları söylemiştir: Kur’ân’ın önceki vahiylerde mana/mefhum itibariyle mevcut olduğu şüphesizdir. Bu yüzden bazı Hanefi fakihler İmam Ebû Hanîfe’nin ana dilde ibadet meselesiyle ictihadını temellendirirken bu âyetlerle istidlalde bulunmuştur. Ebû Hanîfe’nin ictihadında Kur’ân kelimesinin lafza/nazma değil, zât-ı ilâhî ile kaim o