Türkçe Metin
Cerîr et-Taberî, Câmi‘u’l-beyân an te’vîli âyi’l-Kur’ân (Beyrut: Müessesetü’r-Risâle, 1. baskı, 2000) 12/276. Âl-i İmrân 3/120. Ebû’l-Berekât Abdullah b. Ahmed en-Nesefî, Medârikü’t-tenzîl ve hakāiku’tte’vîl (Beyrut: Dâru’l-Kelimi’t-Tayyib, 1. baskı, 1998), 1/287. el-A‘râf 7/131; bk. el-A‘râf 7/95, 168; en-Nisâ 4/78-79. Nesefî, Medârikü’t-tenzîl, 1/597. 7 İsmail KARAGÖZ Seyyie, bela, azap ve sıkıntı, hasene, huzur ve mutluluk anlamındadır. Mesela, “Ey peygamberim! Müşrikler, senden, iyilikten önce kötülüğü, âfet, musibet ve azabı acele olarak istiyorlar.” 35 meâlindeki âyette geçen seyyie ve hasene kelimeleri bu anlamdadır. 36 Seyyie, kötü ve çirkin söz, eylem ve davranış, has