Türkçe Metin
Bu durumda geriye savaşmak ve Allah’ın vadettiği zafere ulaşmak kalır. Bk. Ebû Muhammed Abdullah b. Galip İbn Atiyye, elMu arreru’l-vecîz fî tefsîri’l-Kitâbi’l-‘Azîz, thk. Abdusselam Abduşşâfî (Beyrut: Daru’l-Kutubi’l-‘İlmiyye, 2001), 2: 503; Ebû Abdillâh Fahrüddîn Muhammed b. Ömer b. Hüseyn er-Râzî, Mefâtî u’l-ġayb: Tefsîru’r-Râzî (Lübnan: Dâru’l-Fikr li’t-Tabaa ve’n-Neşr, 1981), 15: 130-131. İbn Cerîr et-Taberî her iki ordunun birbirinden habersiz karşılaştığını Enfâl Sûresi 42. âyet bağlamında dile getirir. Eğer müminler düşmanın çokluğu, kendilerinin de sayıca az olduğu bilgisine sahip olsalardı, anlaşma olsa bile savaşmaktan vazgeçerlerdi. Fakat Allah önceden takdir buyurduğu üzere mümi