Türkçe Metin
mesi, sonra da bunlardan hareketle tüm toplumu kucaklayan bir kanun kitabı yazılması konusu gündeme geldi.9 Bu yönde teklif götürülen İmam Mâlik, “kendisinin bilmediği bazı hadislere başkasının muttali olabileceği ve fıkhın gelişmesini önleyeceği” gerekçesiyle buna yanaşmadı. Fakat Hârun er-Reşîd (193/809), bu yönde artan problemlere çözüm bulmak amacıyla, Ebû Hanîfe'nin önde gelen talebelerinden Ebû Yûsuf'u kâdı'l-kudât olarak atadı ve ülkenin tüm eyâletlerinde görev yapan kâdıları ona bağladı. Böylece Abbâsîler, Ebû Hanîfe tarafından kurulan fıkhî sistemi resmîleştirmiş oluyorlardı.10 8 9 10 Daha önce ortaya atılmış bir ictihâda bağlanma ve mezheplere intisâbın kişisel boyutu konusunda