Türkçe Metin
ından da Sâdî Çelebî’nin (ö.945/1539) Fatih’te yaptırdığı dârülkurrâya müderris olarak tayin edilmiş ve vefatına kadar bu görevde kalmıştır.19 İstanbul’da bulunduğu süre içerisinde hem İbnü’l-‘Arabî ve vahdet-i vücûd merkezli tartışmalarda20 hem de sufilerin cehrî zikir, raks ve deverân gibi 17 18 19 20 İbrâhîm el-Halebî ve Birgivî en belirgin örneklerdir; ancak zahid fakih kimliğinin çerçevesi sadece bu ikisine hasredilemeyecek ölçüde geniştir. İlgili dönem bağlamında Kemalpaşazâde, Nebî b. Turhân es-Sinôbî, Çivizâde, Sa‘dî Çelebi, Nûreddin Sarıgörez, Ebüssuûd gibi isimlerin de farklı bağlamlarda benzer tutumlar ve söylemler ortaya koyduklarını belirtmek gerekir. Şükrü Selim Has, “Halebî,