Türkçe Metin
IV, s. 230-231. 51 Âhâd da kendi arasında meşhur ve garîb şeklinde ikiye ayrılır. Meşhur hadis ise birkaç kişinin rivayetinden sübûtunda problem olduğundan yakınî bilgi ifade etmeyip zannî bilgi gerektirmektedir. Zann ifade ettiğinden de inkârı küfrü gerektirmez. Fakat bu hadis çeşidiyle amel edilmesi ekollerin kabulüdür. İtikadî konularda bilgi değerinin olmaması ise sübûtundaki problemden kaynaklanmaktadır. (İzmirli İsmâil Hakkı, a.g.e., s. 34; Tevfik Yücedoğru, “İtikâdî İlkelerin Tespiti”, SÜİFD, sy. 19, s. 59) Bu ayrım Mu’tezile’de fazla olmadığından biz ayrıntılarına girmedik. 52 Mustafa Ertürk, “Haber-i Vâhid”, DİA, c. XIV, s. 352. 53 Hansu, s. 127-128. 54 Bkz. Mustafa Ertürk, Mu’te