Türkçe Metin
Dâvûd’un vurgulandığı yerde, aslında Hz. Muhammed’e; Zebûr’un vurgulandığı yerde de Kur’an’a işaret edildiğini ifade etmiştir. Bikaî (ö. 885/ 1480) ise Zebûr ile Kitâb-ı Mukaddes içerisinde bulunan Mezmûrlar arasında bir paralellik kurarak âyeti tefsir eder. “Dâvûd’a da Zebûr ’u verdik” ifadesinin açıklamasında, Hz. Dâvûd’a bir yüceliğin tevdi edildiğini, kendisine kitap verilerek İsrâiloğullarına önder kılındığını ve Hz. Mûsâ’nın şeriatine tabi olup Tevrat’ın hükmüyle amel ettiğini belirtir. Bu ayette Hz. Dâvûd’un hususi olarak zikredilmesinin, ona verilmiş olan kitabın öğütlerle dolu olmasıyla alakalı olduğunu söyler. Daha sonra Buhârî’de (ö. 4 Ebû Abdillah