Türkçe Metin
(el-A’râf 7/53; eş-Şuarâ, 26/100-101; el-Bakara 2/48, 123, 254; Ya Sîn 36/23-24; elEn’âm 6/94; el-Mü’min 40/18; er-Rûm 30/13.) Şefaatin Allah’ın iznine bağlı olduğunu, Allah’ın izni olmadıkça şefaatin olamayacağını ifade eden âyetler (Yûnus 10/3: “Allah izin vermedikçe şefaat edecek biri de yoktur.”) de şefaati izne bağlaması yönüyle son derece anlamlıdır. (bkz.: Sebe’ 34/23; el-Bakara 2/255.) Meleklerin şefaati (en-Necm, 53/26) ile ‘Allah’ın izniyle’, ‘sözünden razı olunan’ (Tâ-Hâ, 20/109), ‘söz almış olan’ (Meryem, 19/87) ve ‘hakka şahit olanlardan şefaat edecek diğer kimseler (ezZuhrûf 43/86), hakkında da âyetler zikredilmiştir. Şefaat kelimesi zikredilmediği halde bazı âyetlerin (el-İsrâ