Türkçe Metin
417) Ancak İslâm ilim geleneğinde çok daha kapsamlı tanımlarla karşılaşılmaktadır. Nitekim Ebu’l-Muin en-Nesefî (508/1114) Tebsıratü’l-Edille’de geçmiş bilgi tanımlarını eleştirdikten sonra Mâtürîdî (333/944) tarafından yapıl- Yalan Haber Tespitinde Metodoloji Arayışları (İbn Kayyim ve İbn Haldûn Örneği) dığı kabul edilen “bilgi, ait olduğu kimseye söylenmesi ve düşünülmesi mümkün olan her şeyin tecelli etmesini temin eden bir sıfattır” tanımına yer vermiştir. (Nesefî, 1990, s. 1/7, 8) Cürcânî (816/1413) Matürîdî’nin bu tanımından övgüyle bahsederek, bunun bilginin mahiyetini ortaya koyma hususunda yapılan en iyi tanım olduğunu söylemektedir. Ona göre bu tanım mevcudu