Türkçe Metin
faati mü’minlerin cennetteki derecelerinin arttırılmasına bir vesile olarak görürken Ehl-i Sünnet’in Mâtürîdî kolunu temsil eden Ebü’l-Muîn en-Nesefî ise tövbe etmeden ölen büyük günah sahibi mü’minin affı için bir imkân olarak değerlendirir. Kādî Abdülcebbâr, büyük günah sahibini mü’min kategorisinde görmediğinden cennete giremeyeceğini, ebedî olarak cehennemde kalacağını, dolayısıyla şefaati de hak etmeyeceğini söyler. Şefaat bir af aracı değildir; büyük günahlardan kurtuluş, ancak tövbe ve taatlere yönelmekle gerçekleşir. Bu düşüncelerinin arkasında yatan temel gerekçe ise amelleri imanın bir parçası olarak görmeleridir. Nesefî’ye göre iman kalben tasdiktir. İnkâr ve yalanlama olmadığı mü