Türkçe Metin
anoğlunun mükellef tutulduğu ilk vacip olarak sunmaları, sahih inancın ve doğru düşüncenin sahih nazar sonucunda elde edilebildiğini göstermesi açısından önemlidir. Kelâmî ve fıkhî literatürde akıl kavramı, kişinin mükellef tutulması, dini ve ahlaki hükümleri kavraması ve ifa etmesi bağlamında ele alınmıştır. Mütekaddimûn dönemi kelâmcıları, aklı, felsefî bir nazariyeden ziyade teklifin ifa edilmesinin şartı olarak ele almışlardır. Bu nedenle akıl konusunu teklif ve ergenlik başlıkları altında değerlendirmişlerdir.2 Onlara göre aklın olgunlaşması (kemâlü’l-akl) tecrübe ve akıl yürütmeyi gerektirmektedir.3 Sorumluluk ancak kişinin temyiz gücüne ve rüşt çağına erişmesi ile temellendirilmektedi