Türkçe Metin
nin, sıfatlarla ilgili bu yaklaşımlarından sıfatları zâtî ve subûtî gibi kısımlara ayırıp, bu sıfatların varlığını kabul edip ispatlamaya çalışırken, haberî sıfatlar konusunda ise, tam bir Selefî tutum içinde olduğunu görüyoruz. Çünkü Ehl-i Sünnet kelamcılarına göre, haberî sıfatlar, teşbih ve tecsimi çağrıştıracağı gerekçesiyle, tevile tabi tutulmuştur. Bu konuda Ebû Hanîfe’nin duruşunun tam bir Selefî duruş olduğunu söyleyebiliriz.14 Ebû Hanîfe, halku’l-Kur’ân meselesinde ise, daha sonraları Ehl-i sünnet kelâmcılarınca yapılan lafzî ve nefsî kelâm ayırımına zemin hazırlamıştır. Ebû Hanîfe, naklin yanında aklı ihmal etmemiş, itikâdî meseleleri açıklamak için aklî kıyaslar yapmış, düşüncesi