Türkçe Metin
77-1938) de şöyle söyletmeye çalışır: Vahiy; “kelâmullah’ın peygamberin zihnine iletildiği ve oradan da peygamberin zihninin evvelinden beri sahip olduğu kelime dağarcığı ve üslup ile peygamberin dilinden zaman zaman dışa vurduğudur.”26 Bu ne vahim bir hatadır ki, Kur’an’ın üslûbu, icaz ve i‘cazı konusunda mine’l-kadîm hiç kimsenin benzerini getirmeye gücü yetmemiş ve İslam düşmanları bile bu durumu itiraf etmişlerdir. Muhammed İkbal’in ilgili eserine baktığımızda, felsefecilerin görüşlerini naklettikten sonra “fakat lafzın vahyedilmesinde de bir anlamın saklı olduğu unutulmamalıdır”27 gibi İkbal’in Kur’an’ın lafzının Allah’a aidiyetine dair görüşleri Fazlurrahman tarafından görmezden gelinm