Türkçe Metin
Böylece ircâ akidesinde ertelenen kebîre meselesi, i‘tizâl akidesinde bireysel sorumluluk ve adalet ilkesiyle birlikte değerlendirilerek yeni bir kelâmî dil kurulmuştur.11 Erken dönemde i‘tizâl ve ircâ akideleri arasındaki temel fark belirgin olmadığından bazı şahısların hangi gruba ait olduğu konusunda belirsizlik söz konusudur. Her iki grup da Şia ve Hâricîler arasında orta bir yol aramış, Mürcie günahkârları bu dünyada mümin sayıp kararı Allah’a bırakırken, Mu‘tezile ibadet ve doğru fiillere daha fazla önem vermiştir. Bu yüzden Emevî döneminde Mürcie günahkâr yöneticileri meşru görmeye daha yatkınken, Mu‘tezile buna karşı çıkmıştır.12 Kaynaklarda her iki akide de Muhammed b. Hanefiyye (ö.