Türkçe Metin
Âlimlerin çoğunluğuna göre rûh, “ana rahminde bedenin oluşumu sırasında melek tarafından üflenen ve ölüm anında bedenden ayrılan, idrak ve bilinç sahibi hakikat” şeklinde tanımlanır. Nazzâm (ö. 231/845), Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, 27 Gazzâlî,28 Râgıb el-İsfahânî29 (ö. V./XI. yüzyılın ilk çeyreği) ve Seyyid Şerif el-Cürcânî30 (ö. 816/1413) tarafından yapılan tanımlar da bu yaklaşımı destekler niteliktedir. İbnü’l-Kayyim (ö. 751/1350) ise ruhu nuranî, latif, ulvî, canlı ve hareketli bir cevher olarak nitelendirir. Ona göre ruh, bedende suyun bitkide dolaşmasına benzer bir biçimde varlığını sürdürür ve canlılık, bilinç, akıl, kavrayış ve irade gibi temel işlevlerle