Түрікше мәтін
fiillerin aklen iyi veya kötü olarak nitelendirilebileceğine ilişkin bir standardın var olduğunu, tanrının da bu standarda uygun davranmasının zorunlu olduğunu kabul eden Mu‘tezilîler eliyle Müslümanların gündemine girmiştir. Mu‘tezile’nin bu konudaki başlıca muhalifi olan Eş‘arîler ise vahyin, hükümlerde tek otorite olduğunu söylemiş ve dinî hukukun varlığı için vahyi şart koşmuşlardır. Özellikle erken dönem Hanefî usul metinlerinde ise bu meselenin daha ziyade epistemolojik açıdan tartışıldığı görülmektedir.3 Hanefî usulcüler başlangıçta hüsün-kubuh meselesinde Mu‘tezilî veya Eş‘arî kelâm anlayışlarına meyletmişse de4 Mâtürîdîliğin Hanefîler tarafından kabul görmesiyle birlikte iki ekolden