Түрікше мәтін
değil, sûfîlerin çoğunluğu tarafından da kabul edildiğini ifade etmesi kendilerine yöneltilen eleştirilere karşı yaslandığı sosyal zemini genişletme amacı taşıdığı muhakkaktır. Mâturîdî’nin önder konumunu Nesefî’den olduğu gibi almakla yetinmeyen Menkûbers, onun Muʻtezile’ye karşı etkin mücadelesinden dolayı Muʻtezile’nin Ehl-i Sünneti onunla isimlendirdiklerini, akaid ve usulde Ebû Hanîfe yolunun takipçilerini Mâturîdî’ye nispet ettiklerini ve sırf onun faaliyetlerine duydukları öfkeden dolayı da onun takipçilerine, küçümsemeyle “o Mâturîdîler” dediklerini naklederek aslında Mâturîdî’nin o merkezi konumunu belirtmekle yetinmeyip bölgedeki Hanefîlerin artık Mâturîdî’ye nispetle anıldıklarına