Түрікше мәтін
üncü yüzyılın başlarından itibaren kökleri Ebû Hanîfe’ye kadar uzanan Darü'l-Cüzcâniyye ve Darü'l-İyâziyye gibi kelâm okullarının bölgedeki varlığı bilinmektedir.3 Ancak Mâtürîdî’nin eserleri haricinde o yıllardaki kelâmî birikimi gün yüzüne çıkaracak kapsamlı bir eser günümüze kadar ulaşmamıştır. Bu sebeple Sünnî kelâm mezheplerinin sistemleştiği dönemden daha erken yıllarda yaşamış, Mâverâünnehir Hanefî âlimlerinden Ebû Mutî‘ en-Nesefî’nin kelâmcılığının, günümüze ulaşan eserleri aracılığıyla tespit edilmesi oldukça önemlidir. Ehl-i hadis geleneğine bağlı Zehebî onun için “Ehl-i re’y’in gulâtındandı.” demektedir.4 Kitâbu’r-red alâ ehli’l-bida‘ ve’l-ehvâi’ddâlle adlı eserinde mezheplerle il