Түрікше мәтін
bağlanmıştır.36 Sâlimî ise aynı âyeti örnek vererek, şeytanın imanının geçersiz olduğunu, bunun sebebininse marifet ile beraber ikrarın mevcut olmaması olduğunu söylemektedir.37 Sâlimî’nin marifet ile beraber ikrarın iman açısından önemine vurgu yapması onun, ikrarı marifeti onaylayan, tamamlayıcı bir unsur olarak gördüğünü göstermektedir. Yine tasdikle beraber ikrarı bir rükün olarak zikretmesi, onun katında ikrarın Müslüman hükümlerinin uygulanması bakımından taşıdığından daha önemli görüldüğü anlamına gelmektedir. Ebû Hanîfe’nin ikrarı Müslüman hükümlerinin icrası için gerekli gördüğü38 düşünüldüğünde, ikrarı imanın aslî bir rüknü olarak gören Sâlimî ile Ebû Hanîfe’nin kanaati ile ayrıştı