Түрікше мәтін
lah halk eder, kul ise kesb eder yaklaşımıyla, sonraki yüzyıllarda insan fiillerinin, Allah’ın fiillerine nisbetini ifade eden ‘kesb’ kavramı çerçevesinde sorunu çözme çabasında olmuştur. Ebû Hanîfe, kesp teorisi ekseninde insanın fiillerinde ihtiyar sahibi (muhtar) olduğu ve itaâtı ve mâsiyeti yapabilecek kudrete sahip olduğunu da ifade etmiştir (Beyazîzade 2017, 108,109). Dolayısıyla Ebu Hanife’nin bir kudret iki zıt fiile taalluk eder, anlayışına sahiptir dememiz mümkündür. Onun Allah’ın fiillerine ilişkin olarak meşiyet, emir ve rıza şeklinde bir ayrıma giderek bir çözüm önerisinde bulunduğu da söylenebilir. Buna göre meşiyet varlığın değer yargısından önceki varlığın değerden arınmış nö