Түрікше мәтін
Fakat ilerleyen süreçte bazı Sünnî âli mler, prensip olarak tevkîfîliği kabul etmekle birlikte, pratikte nasslarda geçmeyen ‚mevcûd, kadîm, vâcip‛ gibi bazı kelimeleri Allah’ın şanına uygun olduğu gerekçesiyle isim olarak kullanmışlardır (Teftâzânî 1991: 147-148; Kılavuz 2004: 105-106). 139 Mâtürîdî ekolüne mensup bir Türk bilgini Ebü’l-Berekât en-Nesefî2 OMÜİFD bu konuda tevkîfîliği yani Esmâ-i Hüsnâ’nın sadece nassların bildirdiği ölçüde bilinebileceğini savunarak, Ehl-i Sünnet’in genel yaklaşımını devam ettirmiştir. Nesefî, hiçbir kimsenin Allah’ı kendi isteklerine göre isimlendiremeyeceğine dikkat çekmiş, sadece Kur’an ve hadislerde yer alan isimlerin Allah’a izafe edilebileceğini savu