Түрікше мәтін
ler sunulmaktadır.1 Yakın zamana kadar genellikle tefsirin hadis ilminin bir dalı olarak doğduğu, sonradan müstakil bir ilim haline geldiği kabul edilmekteydi. Bu yaklaşıma göre Hz. Peygamber ve sahabeden nakledilen tefsirle ilgili rivayetlerin ilk olarak hicrî ikinci asrın ortaları ve üçüncü asrın başlarında vefat etmiş bazı muhaddislere ait hadis kitaplarında tefsir başlığı altında derlendiği, İbn Mâce (ö. 273/887), Taberî (ö. 310/923), İbnü’l-Münzir Nîsâbûrî (ö. 318/930?) gibi isimlerce tefsire dair hususi eserler yazılmaya başlanmasının ise bu hadis derlemelerinden sonra gerçekleştiği kabul ediliyordu. Aynı şekilde hadis ve tefsir rivayetlerinin önce şifahen nakledildiği, bunların yazı i