Түрік тіліндегі Мәтін
Ebü'l-Usr Muhammed b. Muhammed el-Pezdevî (ö. 493/1100), Hanefî-Mâtürîdî kelâm geleneğinin H. 5./M. 11. yüzyıldaki iki büyük sistemcisinden biridir; diğeri, hemen hemen aynı dönemde yazan Ebü'l-Muîn en-Nesefî'dir. Ulrich Rudolph, Pezdevî'yi iki önemli bağlamda ele almaktadır.
**Birinci nokta — Okul adlandırması ve Mâtürîdî'nin konumu:** Pezdevî, kendi teolojik geleneğini "Mâtürîdîyye" olarak değil, bilinçli olarak "ashâbü Ebî Hanîfe" (Ebû Hanîfe'nin taraftarları) diye adlandırır. *Usûlü'd-dîn*'inde Mâtürîdî'ye bir methiye yazmakla birlikte, onu Hanefî geleneğin kurucusu değil, seçkin ve otoriter bir temsilcisi olarak konumlandırmaktadır. Rudolph'a göre hem Pezdevî hem de Nesefî, Ebû Hanîfe'yi teolojik sistemlerinin köken noktası olarak görme konusunda görüş birliği içindedir; Mâtürîdî ise bu sistemi ustalıkla ortaya koyan kişidir. "Mâtürîdîyye" terminolojisi Pezdevî'de değil, daha geç dönem kaynaklarda belirginleşecektir.
**İkinci nokta — Atomist ontoloji ve Eş'arî yakınlaşması:** Rudolph'un ontoloji bölümünde Pezdevî, dünyayı arazlar, cisimler ve atomlardan (*jawhar/el-cüz'ü'llezî lâ yetecezzâ*) oluşmuş olarak tasvir etmekte, iki atomun cisim oluşturmaya yeteceğini öne sürmektedir. Bu çerçevede Pezdevî, mevcut bir Mâtürîdî okulunu özgün ontolojisini Ebû Şekûr es-Sâlimî'nin ardından terk ederek Eş'arî geleneğe yakın bir konuma taşımaktadır. Rudolph'un değerlendirmesine göre Pezdevî'nin atomizmi, "yeniden el-Eş'arî'nin öğretisiyle karşılaştığımızı" göstermektedir.
Bu iki tespit, H. 5. yüzyıl Mâtürîdî geleneğinin hem siyaset hem de ontoloji düzeyinde Irak Hanefîliği ile nasıl müzakere halinde olduğunu gözler önüne sermektedir.