Түрікше мәтін
‘hak’ olanı benimseme eğilimi olarak yorumlar.4 Buna göre, fıtrat, iman-küfür, kabul-ret, hidayet-dalalet gibi insanın geleceğini belirleyici anlamlar taşımaz. İmam A’zam Ebû Hanîfe de fıtratı Kur’an’da anahtar terimlerden biri durumundaki mîsâk ile birlikte ele almaktadır: ‚Allah, Âdem’in neslini, sulbünden insan şeklinde çıkarmış, onlara akıl vermiş, hitap etmiş, imanı emredip küfrü yasaklamıştır. Onlar da O’nun Rab olduğunu ikrar etmişlerdir. Bu, onların imanıdır. İşte onlar bu fıtrat üzerine doğarlar. Bundan sonra küfre sapan bu fıtratı değiştirip bozmuş olur. İman ve tasdik eden ise fıtratında sebat göstermiş olur.‛5 Subkî fıtratı, insanın dini kabul etmesini sağlayan selim tabiatı olar