Түрікше мәтін
’da “er-Risâle” maddesini kaleme alan Muhammed Aruçi, anılan iki araştırmacının ikinci mektup olarak değerlendirdiği bu metni yanlış biçimde Hacı Selim Ağa nüshasıyla ilişkilendirmiş ve buradan hareketle mektubun Ebû Hanîfe’ye ait olamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Oysa söz konusu nüsha, bilinen ilk mektubun farklı bir rivayetinden ibarettir ve bu çerçevede müstakil bir mektup olarak değerlendirilmemelidir. Öte yandan van Ess ve Rudolph, mektubun Ebû Hanîfe’ye kesin biçimde nispet edilebilmesini sağlayacak açık ve doğrudan bir delilin bulunmadığını vurgulamakta; ancak bu metnin ona ait olduğunu da açıkça reddetmemektedirler. Bu tutum, klasik hadis literatüründe olduğu gibi bir “tevakkuf” yakla